hayattan beyinde kalan kırıntılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayattan beyinde kalan kırıntılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2011 Cumartesi

YENİ BİLGİSAYAR, YENİ DÖNEM..

Sonunda eskisinden ümidi kesip yeni bir bilgisayar edindim. ne varsa son teknolojide var. 
umarım düzenimi kısa zamanda kurarım da yazmaya başlarım yine =)

29 Eylül 2011 Perşembe

HAYATTAN BEYİNDE KALAN KIRINTILAR 12


SELAMLARR

*hala blog yazmayı düzene oturtamadığımın farkındayım ama iyi bir haber vereyim en azından hayatım tekrar düzene girmeye başlıyor.
*uykum falan da düzeldi fıstık gibi hiç sorunsuz uyuyorum.(maşallah diyin nazar değmesin.siz nazara inanır mısınız bu arada?)

*ben hep istanbuldan başka bir yerde yaşamak isterdim sevmiyorum burayı pis bir şehir. ama bir haber daha vermiş olayım çakılı kaldım artık, minik bir ümidim vardı belki de gitmemi gerektirecek bir ortam olur diye o da kalmadı artık.

*kişiliğime pek uygun olmayan ama karizmatik altyapılı bir işte çalışmaya başlıyorum. artık özellikle paylaşımlarım iş kadını tarzına bürünmüş bir yöne kayacak. ilk başlarda üzerimde garip dursa da zamanla hep birlikte alışırız sanıyorum.

*ya bu topuklular üzerinde cirit atan kızların sırrı ne? ben niye at gibi yürümeye başlıyorum da onlar nazik havalarından hiç birşey kaybetmiyor varsa bir bildiğiniz tavsiyeniz herşeye açığım. 
çorap seçimine kadar her konuda acemiyim =)

severim sizi bilirsiniz :D

***


15 Eylül 2011 Perşembe

UMUT VEREN ŞARKILAR LİSTESİ

liste yapmayı seviyorum. =)

bu da benim umut aşılayan parçalar listemden bir kesit. sizinle de paylaşayım, ne zaman ihtiyaç duyacağımız belli olmaz :D

por una cabeza (kadın kokusu filminin unutulmaz tango müziği)


i believe i can fly. hem de disney görüntüleri ile süslenmiş bir versiyon.


bir çaresi bulunur. 


pirates of the caribbean film müziği.


ayşeciğin pollyanna çakması filmindeki parça,
hayat sevince güzel =))


sailormoon opening theme,
bayılarak izlediğim bir çizgi filmdi müziğini hala çok seviyorum.


eylem- hayat devam eder.
tam piyasa bi şarkı ama listeme gayet uygun :D


son olarak, benim için çok mühim bir parça geliyor,
zor zamanlarımda çook yardımcı oluyor yıllardır.

mansur ark- gazla gitsin.

ne zaman kafanız bozuksa hemen son şıkka yönelin iki kere mansur ark dinlerseniz bişeyciğiniz kalmaz.

sizin de böyle kurtarıcı müzikleriniz varsa bilmeyi isterim.

sevgiler
rosein.

27 Ağustos 2011 Cumartesi

ÇOK GECİKMİŞ MİM


Sevgili blogger arkadaşım dilek beni aylar önce çok hoş bir konu ile mimlemişti.
ben de bloga o zamandan beri çok uğrayamadığımdan bir türlü yazısını hazırlayamadım.

mim konusu, küçükken sandığımız şeyler;

çoğu çocuk aynı kafalardan geçmiştir belki ama ben de aklıma gelenleri paylaşayım.

ben küçükken, çizgi filmlerdeki o süper güçlü kızların ciddi ciddi varolabileceğini sanardım.hala japon animelerinin hastasıyım o zamanki hayranlığımın sonucu sanırım bu.

ben küçükken, büyüdüğüm zaman herşeyim bambaşka olacağına inanırdım başka bir boyuta geçmek gibi birşeyden bahsediyorum. nasıl büyüklerin o dönemdeki minik rosein i anlamadığını falan farkedince onlar kendi dünyalarında yaşıyor ben de büyüyünce o dünyaya transit geçiş yapıcam zannederdim.

ben küçükken, büyüdükçe resim yeteneğimin gelişeceğini sanardım hala en çok buna üzülüyorum sanırım. çöp adam bile çizemiyorum bazı şeylerin yetenek işi olduğunu öğrenmek için büyümem gerekti.

ben küçükken, büyüyünce ilk aşık olduğum adamla evlenicem sanardım. buyrun buna doya doya gülün :D

ben küçükken, eğitimli bir kurt köpeğimiz vardı, onun konuştuklarımı gerçekten anladığını sanardım. yıllar geçip aldığı eğitimleri unutunca bi mallaştı hayvancık ben de biraz büyümüş oldum o zaman anladım ki alakası yok anlamayla, hareketleri gayet robot işiymiş =)

ben küçükken, büyüyünce asla kol çantası takmam, topukluya asla dokunmam sanardım. meğer zamanı gelince herşeye meyilleniyormuş insan. standart prosedür .

böyle işte arada aklıma gelen olursa yazının sonuna eklerim belki.

bu mim çok eğlenceli olduğundan beni okuyan arkadaşlarım zaten yapmak isteyecektir, mimi seven herkese yolluyorum.


severim sizi bilirsiniz,
rosein.

22 Ağustos 2011 Pazartesi

HAYATTAN BEYİNDE KALAN KIRINTILAR-11


BLOGU ÇOK BOŞLADIM BİLİYORUMM =(

ama hayat işte naparsın :D

yazacak o kadar çok konum vardı ve bunları o kadar geri plana attım ki çoğunu unuttum yazamadan.

evde tadilat vardı 1,5 ay oldu. nerden bulduysan uyuşuk bir ustaya denk geldik bir haftalık işi 1 ayda yaptı tüm hayatımızı altüst etti.son zamanların çoğunu evde bile geçirmedim heryer heryerdeydi yeni yeni yerleşiyoruz.

bilgisayarımı kızıl sonyamı perte çıkardım sanırım. benim yoğun kullanımıma daha fazla dayanamadı. zaten son zamanlarda hiç kapanmadan geçirdiği günler sonunda kapanma mekanizması sorunluydu. takılıp kapanma komutunu hiç almamış gibi davranıyordu falan. sonra bi anda kapandı bi daha da açılmadı. tık yok. bi haftadır serviste hala sorunu bile anlayamadılar.

şimdi eski bilgisayarım ferideyi kullanıyorum ama blog yazıları için foto çekmeyi eksik etmemiştim hepsi bozulanda kaldı bir süre internet fotoları ile idare edeceğiz hepbirlikte.

siz de sevdiğiniz eşyalara isim takıyor musunuz?

hayatım çok stresli geçiyor. pek sevgili blogger arkadaşlarımla da haberleşemedim. özlüyorum şu sanal alem dostluklarını =)

saçlarımı boyadım, lanet yağsın! kapkara bir renge çevirdi saçımı bildiğin kahve boya onun da sövgülü bir yazısı gelecek yakında. bin kere yıkadım da ilk gariplik geçti şimdi biraz daha normal duruyor. ama sinirim hala geçmedi. köpük boyaymış. peh.

demirim eksikmiş benim.üzüldükçe yaşlardan paslanıp dağıldı diyecektim doktara =))

dizi sezonunun gelmesine seviniyorum.

az kaldı dönüyorum.

sevgiler, 
rosein.





3 Temmuz 2011 Pazar

ses bir ki..


hayat garip şey.
herşey insanlar için her an herşey mümkün falan..
hatta gemiler falan =)


neyse buralardayım acayip yazasım var ama vaktim yok, temmuz sonu gibi sahalara hızlı bir dönüş yapmayı umuyorum. 
görüşmek dileğiyle.

yazmam gereken mimi de unutmadım en çok onu geciktirmeme sinir oluyorum.


sevgiler,
rosein.

2 Haziran 2011 Perşembe

KIL OLDUM ABİ!

Bugün yurt içi kargoya gittim,
ufacık pakedim için 15 dkdan fazla bekledim,
(o adres yazımı falan kısmı hariç, onları önceden halletmiştim,sadece bırakmaya gitmiştim.) 
bir de tam işim hallolmuşken fatura çıkartamadı fatura bitmiş onu almaya gitti, en az 5 dk da öyle gitti.
ya altı üstü iki adres yazacaksın bilgisayara.
bu kadar vakit harcadığıma inanamıyorum.
ptt den göndersem bile 2 kere göndermiştim o kadar zamanda. 
rezalet.
kaç kişi çalışıyorlar birbirlerine hiç yardımcı olmuyor gibiler.anlayamadım problemlerini ama ben bunu çekmek zorunda değilim.

çok sinir oldum, içimi dökeyim dedim.

sizin de var mı böyle sinir olduğunuz olaylar?


15 Mayıs 2011 Pazar

NARNİA?


tumbler kullananınız, takip edeniniz var mı bilmiyorum ama gerçekten başarılı bulduğum bazı hesaplar olduğunu farkettim kısa süre önce. 
çok hoş görsellere rastlamak mümkün.
bu da onlardan biri.

görseldeki yazı youtube de ülke bazlı sansüre uğrayan bazı vidyolara gönderme yapıyor.

''bu vidyo ülkeniz tarafından ulaşılabilir değil.''
'' hangi cehennemdeyim ben? narnia'da mı?''

çok sevdim ben :D

2 Mayıs 2011 Pazartesi

HAYATTAN BEYİNDE KALAN KIRINTILAR 10

MERHABA,

bugün resimsiz sade bir yazı ile başbaşasınız.

ben hep sakar bir insan oldum.kendimi bildim bileli böyleyim.alıştım artık.çevremdeki herkes alıştı hatta. bir an bir yerimde ezilme,morarma görmesem sevinçten oynarım.

dün de bilgisayarımı hallettim. kırıldı tamire gitti.
bu yüzden eski bilgisayarım ferideyi kullanıyorum şimdi. aramızda çok güçlü bir bağ vardı kendisiyle.
taaa ki ben onu bmw tasarımı kızıl bir fıstık ile aldatana dek =)

blogun yazıları için hazırlanmış resimler de diğer kızıl sonya da olduğundan ürün yazısı yazamıyorum şimdi.

sakarlık demişken,
sarellenin yeni kavanozlarını biliyor musunuz bilmem. babam o kavanozları çok beğendiği için bir ara sürekli aldı ondan
-sonra herhalde baktı kızının enine genişleyiş hızı pek iç açıcı değil vazgeçti =)-

onlardan birini elimden düşürdüm geçen hafta, yok yok düşürmedim fırlattım desem yeridir. fayansın üzerine düştü, zıpladı bir daha düştü.
kırılmamasına o kadar şaşırdım ki, en yakınımdan kazık yesem böyle şaşırmam.

bu arada farketmişsinizdir bugün bahar geldi.
sevindiniz di mi?
sevinmeyin.
çarşamba yine yağmurlu.

bir arkadaşın facete paylaştığı durum çok güzeldi.
SONBAHAR/KIŞ/BU NE LAN!/YAZ

Gerçekten ne kadar garip oldu mevsimler,
mayıstayız kombiler haldur huldur yanıyor.
bir iki yıl önceki mart resimlerinde incecik yazlık ceketler tişörtlerle gezdiğimi görüyorum.
haziran yaz ayıdır normalde bildiğin. bahar gelmedi ki yaza geçelim :D


bir de çenemi şu yurt dışı alışveriş yasağı için açmazsam olmaz.
sen mi kazanıyosun bizim için parayı? nereye istersem oraya harcarım.
elimizdeki iki kuruşu da senin kazıkçı yerli satıcılarına yedirmek zorunda mıyız?

şu sağdan soldan bastıran şaka gibi yasaklar bozular sinirlerimizi daha da germeye devam ediyor.
bu arada duydunuz mu yeni yasak site isimleri listesini. hikaye geçen alan adı bile almak yasaklanmış sanırım.

bilmeyen insanlara yetki verirsen komik duruma düşmekten kurtulamazsın.

sinirden gülüyorum halimize.
:D

yazıyı buraya kadar okuyan var mıdır bilemiyorum. ama anlattım açıldım.

sevgiler,
rosein.







4 Nisan 2011 Pazartesi

BLOG SANSÜRÜ KALKMIŞ


NOT: blog kelimesi özel bir isim değildir ve sonuna ünlü ile başlayan bir ek alırken son harfi yumuşamaya uğrar. böyle yapılsın, böyle yazılsın!

bir şeyi kaybetmeden değerini hiç anlayamıyoruz değil mi?
blogu zaman zaman benden zaman çalan bir ortam olarak görüyordum. şimdiyse nasılda rahatlatıyormuş içimi döktüğüm zaman onu anlamış bulunuyorum.

herkesten öncelikli ricam, nasıl olsa sansür kalktı diye düşünmeden bir dahaki benzer durumlara hazırlıklı olmamız. blogumadokunma hareketinin facebook sayfasını burdan takibe alabilirsiniz.

bu zaman içerisinde bir çok yazı birikti, emin olun resimlerini bile çekesim gelmedi uzun süre nasıl olsa paylaşacak blogum yok diye. twitter da bile suskunlaştım.
bunalıma girdim sansür yüzünden tazminat davası mı açsam :D kaybım çok derin :DD


sizi seviyorum.

sevgiler,
rosein.

not: resimdeki benim ;)



20 Şubat 2011 Pazar

FORMSPRİNG EĞLENCELİ HATA MESAJI


Resmi büyütmek için üzerine tıklayabilirsiniz.

formspringi bilgilendirme maili üzerindeki linkten açmaya çalıştım. verdiği hata msjına koptum.
dayanamadım sizle paylaşayım dedim.
gece gece belki siz de gülersiniz =)

♕♕♕

4 Şubat 2011 Cuma

KARI SEVERİM. =)




ne zaman kış olacak?

geçen yıl köyde çektiğim bir resmi paylaşıyorum sizinle.sabah 7-8 civarı.diz boyu kar var.
o sırada istanbul merkezde kar sadece atıştırıyormuş.

bu güzelliğe ihtiyacım var. 
beni anlıyor musunuz? =(


❅ ❅ ❅ ❅ ❅ ❅ ❅ 

☃☃☃☃☃☃☃☃☃☃☃

❄ ❄ ❄ ❄ ❄ ❄

3 Şubat 2011 Perşembe

HAYATTAN BEYİNDE KALAN KIRINTILAR 9


çok şeye kılım bu aralar.

ama böyle bazı olaylara sinir olma oranım arttıkça salak durumlarla eğlenme oranım da artıyor.

normalde değişikliklere kolay ayak uyduramam hiç. ani kararlara katlanamam. plansız bir şey yapamam, yapmak zorunda kalırsam kesin birşeyler ters gider. aldığım kararları kendime buna alışacak süre tanıyacak kadar önceden alırım. yarın şunu yapalım dediler mi kalkıp gidemem. en az bir hafta önceden bunu bilmeliyim ki, çok meşgul bir insan olmamama rağmen düzenimi ona göre ayarlayayım.

normalde dedim çünkü bu aralar üstüme bu konuda bir rahatlık çöktü, bir saldım ki anlatamam. il dışına çıkacakken eşyalarımı hazırlamayı son saate bile bırakabiliyorum. unuttuğum eşyaları takmıyorum. amaaan diyip geçiyorum. otobüse her binişimde farklı farklı koltuklara oturuyorum ki bunu hiç yapmam, rahat ettiğim noktalar olarak belirlediğim birkaç klasik koltuğum vardır hep oturduğum. 

gidip sarışın olursam şaşırmam o kadar söyleyeyim:Dsonum hayrolsun.



bu aralar herkes hasta, kafamı çevirdiğim heryerde virüs yuvaları geziyor. nasıl oldu da bana bişey olmadı  diye diye kendimi zorla hasta edicem sonunda.iki gündür mandalina portakalda yemedim savunmasız hissediyorum.


bulgaristan göçmeni arkadaşımın tavsiyesi ile krem zdrame diye bir ürün kullanmaya başladım dudaklarım için. uzun bir deneme süresinden sonra yorumlarımı paylaşırım. umarım çok işe yarar.=)


salı sabahı kalkıp istanbul içine kar atıştırdığını görünce tüm işleri iptal edip köye kaçtım. istanbul merkezine yağmur yağsa, köyümüze kar düşer aslında ama bir dk bile yapmadı. havamı aldım döndüm :D


son olarak, çok çok yeni  bir blogcu arkadaşımızı önereyim size. http://herkesuyurkenbiz.blogspot.com/


♕♕♕

8 Ocak 2011 Cumartesi

HAYATTAN BEYİNDE KALAN KIRINTILAR 8




yokluğumu hissediyor musunuz? 
bloğu biraz aksatıyorum farkındayım ama yoğun bir dönemdeyim.

ama hayatın önceliklerine mi yöneldin diye sorarsanız sanal dünya ile ilgilenmeyenler tarafından bir mahalle baskısı altında olmadığımı da söyleyemem.hayatımın öncelikleri konusunda halen yargılanıyorum.

belki siz de yaşıyorsunuzdur, belki de hiç anlayamayacaksınız neyden bahsettiğimi ama eskiden bize hep bahsedilen bir kuşak farkı olayı vardı. yavaş yavaş varlığını hissetmeye başlıyorum.

şu anda internet olmadan hayatını sürdüremeyecek olanımız yoktur tabiki ama ben bir arkadaşımın hep dediği gibi 'hayatın nimetlerinden yararlanmanın gerekliliğine' inanıyorum. 

bir işi iki dakikada halledebilme ihtimalim varsa niçin saatlerimi harcayayım? ya da bir iletişimi 10 sn de halledebilecekken telefonda dakikalarımı çalacak olan bir nabersin merasimine dalayım?

yepyeni insanlarla, kendi kafamda olan insanlarla (ki onlar sizsiniz), sosyal ağ üzerinden de olsa tanışıp paylaşımlar gerçekleştirebilecekken, niçin sırf yüzünü de göreyim diye binbir ihtimalle denk gelse de gerçekte tanışsam diye bekleyeyim?

bir yakınım kocasının doğum günü için laptop hediye etmesine bozulmuş. sebebi, daha kişisel bir hediye beklemesi. çünkü henüz olayı tam çözememiş,sanal alemin içine girememiş, özümseyememiş. kişisel bir hediye yerine kendisine yepyeni bir kişilik hediye ediliyor,kendi kişiliğini sergileyebileceği başka bir ortam hediye ediliyor. bilgisayardan daha kişisel bir hediye olamazdı belki.

internet bir seçenek değil zorunluluktur artık.
bir an evvel herkes bunu kabullenip bir rahatlamalı.

şimdi soruyorum. yarın yanınıza şemsiye alacak mısınız?
isterseniz sabah haberlerinin ardından çıkacak olan hava durumu haberini bekleyebilirsiniz cevaplamak için.

♕♕♕

23 Kasım 2010 Salı

TOPLU TAŞIMA VE SİGARA SORUNU

Biriken bir çok yazım var evet ama bu ara içimden kişisel döktürmek geliyor.



şimdi arkadaşlar,
herkesin hayatı kendine, seçimleri kendine. kesinlikle böyle düşünüyorum. ama bazı şeyler var ki, biri eyleme geçince bir diğeri bu durumdan etkilenebiliyor.

meselaaa, 
hayatının büyük bölümünü toplu taşımada geçiren benim için sigara içen insanları varolması işkence gibi. 
(bana bir yerde rastlayacak olsanız herhalde otobüs-metrobüs tarzı biryerde rastlardınız=)

durakta beklersiniz herkes gibi, o sırada ne yazıkki sizinle aynı otobüsü bekleyen yolculardan biri beklerken sigara yakar. aslında belki 3 fırt çekecektir o sigaradan ama umursamaz, yapar bunu.

karşıdan birlikte bineceğiniz otobüs yaklaşırken asortik bir hareketle iki parmağı arasından halen yanmakta olan sigarasını havaya uçurtur.gidişini zevkle izler. tam arkanızdan otobüse biner. ya da önünüzden farketmez ama kesin rahatsız olanlardansanız eğer, size yakın duruyor olacaktır otobüsün içinde.

sonra başlar solumaya. of ki ne of. zaten nefesini tutsa bile saçları, üstü başı size doğru sigara dumanı hoh'lar sanki.
inene kadar cehenneme çevirir size hayatı.



yukarıda bahsettiğim kardeş, beni okuyorsan lafım sana.
tam kalabalık ortama girmeden önce o sigarayı tüttürmesen ölür müsün be! 




17 Ekim 2010 Pazar

KAYIP NOT DEFTERİ


2008 yılında kaybettiğim bir not defterim vardı. bir akrabamda kalmış, üzerinde kalemiyle birlikte bulundu. hangi deliğe saklanmış bu kadar zaman bilemem ama sevindim. o dönem yazdıklarıma bakıp anılara daldım =)

çok unutkanım ve devamlı olarak not defteri düzensiz şekilde de ajanda kullanıyorum.
unutkanlık için gerçekten işime yarıyor.

ama beğenerek aldığım not defterlerim azdır.o yüzden bir yerde buldum mu hemen alır yedeklerim, gerektiği zaman beğendiğim bir tane asla bulamıyorum çünkü.

siz unutkanlıklarınız için ne gibi çözümler deniyorsunuz?

14 Ekim 2010 Perşembe

HAYATIMI DÜZENE KOYMAK İSTİYORUM.

hep çok rutin geçen hayatım son zamanlarda biraz allak bullak oldu.


özellikle uyku düzenim bir bozuldu ki düzeltmek ne mümkün. ben ki yaz tatillerimi sabah 8de uyanarak geçiren rosein, şimdi en uygunsuz durumda 12lere kadar uyuyorum.

her akşam normalde hiç sevmediğim halde bildiğin bir demlik çay içiyorum.

ütülerimi, istediğimi giymemek pahasına erteliyorum.

saçma diziler izleyip, eskisi kadar film izlemiyorum.

yeme düzenim hiç yok, ki bence hayatı en düzensizleştiren olaylardan biri yeme düzeni.düzensiz yiyen düzensiz yaşıyor mirim.

işin ucu cilt bakımını aksatmaya kadar vardı diyebilirim. şuan bu yazıyı yüzümde isotrexin ile yazıyorum hatta.

sonuç olarak,

bu işe şuan bir son veriyorum.







❤❤❤




11 Ekim 2010 Pazartesi

OLEYY MİM GELDİİ =)


çok sevindim.sevdiğim bloggerların mim postlarını okumak hoşuma gidiyor.

gelelim sorularaa,

1) Lakabın var mı, varsa nedir?
hep çok inatçı bir tip oldum. ilkokulda keçi derlerdi ama neyseki çabuk geçti. şimdilerde kimseden bir lakap duymuyorum.

2) Son zamanlarda diline dolanan şarkı?
genelde sevmediğim şarkılar takılır dilime. geçenlerde şu bodruma da gittik istanbulada şarkısı dolanmıştı. hiç hoşlanmadığım bir şarkıdır kendisi.
3) En son ne zaman ve neye/kime aşık oldun?
yarime =)
4) En son izlediğin film/okuduğun kitap?
dün gece tv de kasabanın yenisi filmini izledik.çok eğlendik.twitterdan takip edenler bilir, tv sinemalarını takip edip bildiklerimi kısaca yorumluyorum hergün.dün kendim için seçimim o filmdi.

en son okuduğum kitap da, francis bacon'un yeni atlantis adlı eseriydi.
şu saatten sonra okuduğum kitaplar sadece tezimle ilgili olacaktır sanırım.


5) Son zamanlarda en çok özlediğin?
aaah ahh, yaramı deştiniz. sevgilim askerde. şafak 304.

6) Bir günlüğüne ünlü biri (oyuncu/şarkıcı/politikacı vs) olma hakkı tanınsaydı kim olurdun?
dün okan bayülgenin programına da çıktı, cem adrian'ı severim ben. o olsaydım güzel olurdu. hazır sesi kapmışken bütün gün çığrınırdım :DD

7) Yarın sabahki ilk planın?
yarın film ekimi'ne biletim vaar =) sabahtan kalkıp ona gitmeliyim.

8) En sevdiğin huyun?
çok çabuk mutlu olabiliyorum. ufak şeyler yeterli.hayatta büyük kolaylık sağlıyor bu özellik.

9) Şu anki bölümünde/mesleğinde olmasan ne olurdun?
insan kaynaklarını seviyorum.bir problemim yok. ancak başka birşey olsam herhalde kuaför olurdum.küçükken herkes doktor olacağını falan söyleyip karizmatik meslekler seçerken, ben kuaför ve veteriner, kuaför ve avukat vs dermişim. kuaför sabit kalır diğerleri değişirmiş:DD


10) Okurken zevk aldığın 3 blog?
kendinden birşeyler katarak yazan her blogu okumaktan zevk alıyorum. ama takip ettiğim bloglar, blog listemde mevcut. yeni de güncellemiştimm =)




ben de bu mimi gerçekten isteyerek, hoşuna giderek blog yazan hepinize yolluyorum.ve böylece size bir mecburiyet yüklüyorum. bu mimi yazmayan blogunu sevmiyor demek olacak =))

❤❤❤

25 Eylül 2010 Cumartesi

HAYATTAN BEYİNDE KALAN KIRINTILAR 7



çok sevdiğim bir köşe olmasına rağmen pek yazmıyorum.
halbuki ben blogları bloggerları hakkında daha çok şey paylaştıkça daha çok seviyorum.


❤yarın hava yağmurlu görünüyor. şu geçen yıl numaram kalmadığı için alamadığım içi tüylü yapmur botunu hala istiyorum.

❤okan bayülgen başlamış. yine ne kadar sinir bir insan olduğunu tekrar ede ede her bulduğumda yarılarak gülerek izleyeceğim çoğunuz gibi.

❤ twitterda bahsedip durduğum dudak problemim geçti sanıyordum, mütemadiyen yara gibi oluyor. 5 dk sürüp geçiyor anlayamadım. :S fikri olan var mı?

❤film ekimi yaklaşıyor. umarım güzel filmlere bilet bulurum.gitmeyi düşünen, film seçmiş olan önerebilecek olan varsa açığım =)

❤ facebook dün çöktü bir süreliğine aklıma gelen ilk şey, tüh diğerlerinin eklediği resimlerimi yedeklememiştim. yahu o kadar arkadaşla iletişimim kesilecek düşündüğüm şeye bak. rosein sana bir şeyhler oluyor?

❤ dizi sezonu başladı. benim de gece beslenmelerim başladı. allah yedirmesin diyebiliyorum ancak.

❤ tez konumu hemen kesinleştirmeli ve vermeliyim, çok stresliyim.

❤ 1-7 ekim emzirme haftasıymış.dünyada sadece bana adanmış bir belirli gün ya da hafta yok sanırım.

❤ankaralı turgutun 'vekilime kaymak lazım' diye şarkısı varmış.ah türkçem çok tehlikeli bir dilsin seen.

❤ şafak 321. umarım 123 olduğu günleri çok çabuk görürüm.


dertler ve
sevgiler
rosein.
❤❤❤


23 Ağustos 2010 Pazartesi

NEDEN YOKTUMM

ÇÜNKÜÜÜÜ,
blog sahibesi yarini askere yolladı.
bunalımdan da haalen çıkamadı ama bekleyerek geçmeyeceğini anlayınca tekrar yazı hazırlamaya karar verdi.

öperim sizleri.

her türlü arabesk öğeye açığım.şiir olsun şarkı olsun bir yıl boyunca ihtiyaç duyacağım bunlara.
bildiklerinizi benimle paylaşırsanız mutlu olurum.

❤❤❤
Related Posts with Thumbnails